
İtalya'nın orta kesimine, 756-1870 yılları arasında, papaların egemenliği altında bulunduğu sürece verilen ad. Günümüzdeki italya'nın Lazio, Umbria, Marche bölgelerini ve Emilia-Romagna bölgesinin bir bölümünü içeren Papalık Devletleri, Kutsal Roma-Germen imparatorluğu hükümdarları ile dindar halkın bağışladığı topraklar çevresinde gelişti. Toprakları, Karalenj sülalesinin (IX. yy.), daha sonra da Toscana kontesi Matilda'nın bağışlarıyla (1077) sürekli genişleyerek, aşağı Po havzasına kadar yayıldı. Rönesans dönemindeki papalar, Fransa krallarının da desteğiyle Romagna'daki çok sayıda küçük kenti ve Ancona'yı topraklarına kattılar.
1789'da Pius VI'nın papalıktan alınması ve topraklarında kısa ömürlü Roma Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla, Papalık Devletleri ortadan kalktıysa da, Viyana Kongresi'nde (1815) papaların egemenliği yeniden onaylandı. O tarihten sonra, Papalık Devletleri oldukça sakin bir dönem yaşadı. Bu arada gelişen liberal akıma, Pius IX (1846-1878) başlangıçta hoşgörülü baktı; ama 1849'da Roma Cumhuriyeti'nin kurulduğu ilan edilince, tutumunu sertleştirerek Roma'dan ayrıldı. Ertesi yıl, Fransız birliklerinin koruması altında kente döndüyse de, italyan birliğinin tamamlanmasını önleyemedi ve italyanların önce Marche ve Umbria'yı, 20 Eylül 1870'te de Roma'yı ele geçirmeleriyle, Papalık Devletleri yeniden ortadan kalktı. Pius IX ile sonraki üç papanın kendilerini Vatikan' da tutsak saymalarından sonra, Pius XI ile Mussolini arasında 11 Şubat 1929' da imzalanan Laterano Antlaşmaları'yla, Papalık Devletleri'nin yerini, toprakları çok daha sınırlı olan Vatikan devleti aldı (Bk. VATiKAN).